Yakın Doğu Üniversitesi Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Merkezi (DESAM) Bünyesinde “Sosyal Bilimler Alanında Makale Yazım Kursu” Gerçekleştirildi

Yakın Doğu Üniversitesi DESAM tarafından 24 – 25 Mart tarihlerinde akademisyenlere yönelik olarak “Sosyal Bilimler Alanında Makale Yazım Kursu” düzenlendi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, alanlarında deneyimli 13 eğitimcinin yer aldığı programa yoğun katılım oldu. Sosyal Bilimlerde makale yazılırken nelere dikkat edilmeli, sosyal bilimlerde istatistik kullanımı, bilim ve yayın felsefesi gibi konuların konuşulduğu kurs iki gün sürdü ve 105 akademisyen katıldı. İki Günde Toplam Altı  Konferans Gerçekleştirildi… Açılış konuşmalarını YDÜ DESAM Müdürü ve Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Tamer Şanlıdağ, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Uzunboylu ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Vekili Doç. Dr. Mustafa Sağsan’ın yaptıkları kurs programında; ilk gün “Yayın Dünyası ve Yaşanan Sorunlar”, “Sosyal Bilimlerde Makale Yazmada Dikkat Edilmesi Gerekenler”, “Bilimsel Makalelerde Yapılan İstatistiksel Hatalar ve SPSS Kullanımı” konularını içeren üç konferans; ikinci gün ise “Bilim Felsefesi”, “Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırmaya Dayalı Makale Yazımı”, “Dergi Editörlerinin Dikkat Ettiği Hususlar” konularını içeren toplam altı konferans gerçekleştirildi. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Yeni Araştırmaların Önünü Açacak Ve Genç Akademisyenleri Yayın Yapmaya Teşvik Edecek Her Türlü Çalışmayı Yapıyoruz” DESAM Müdürü ve Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Tamer Şanlıdağ, gerçekleştirdikleri “Sosyal Bilimler Alanında Makale Yazım Kursu”na olan yoğun katılımdan duyduğu memnuniyeti belirterek; “Yakın Doğu Üniversitesi olarak, yeni yayınlar yapmayı ve her alanda bilime katkı sağlamayı temel ilkelerimizden biri haline getirmiş bir kurumuz. Bu bağlamda, yeni akademisyenler yetiştirmek ve onların bilim dünyasına katkı yapacağı yayınlar için onlara imkan sunmak ve onları teşvik etmek de önceliklerimizin başında yer alıyor. Gerçekleştirdiğimiz “Sosyal Bilimler Alanında Makale Yazım Kursu”na akademisyenlerimizin gösterdiği yoğun ilgiden çok memnun olduk. Yeni yayınlar ve projeler ile Yakın Doğu Üniversitesi’nin bilime katkı koymasına ve dünya çapında tanıtılmasına devam edeceğiz” dedi. Kurs sonunda katılımcılara katılım belgeleri ve eğitmenlere teşekkür belgeleri verilerek, DESAM’ın 2016 hedefleri katılımcılarla paylaşıldı.

Yakın Doğu Üniversitesi’nin de Paydaşı Olduğu Şehir, Çevre ve Sağlık Kongresi KKTC’de Gerçekleştirilecek

Yakın Doğu Üniversitesi’nin de paydaşlarından olduğu Şehir, Çevre ve Sağlık Kongresi  11-15 Mayıs 2016 tarihinde KKTC Kaya Artemis Otel’de yapılacak. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, yaşadığımız  şehirlerin çevre ve sağlık sorunlarının, çözüm önerilerinin ve örnek uygulamalarının ilgili bakanlıkların yönetici ve bürokratları, belediyeler birliği temsilcileri, belediyelerin yönetici ve çalışanları, akademi, kamu ve özelde çalışan çevre mühendisleri, şehir bölge planlamacılar, çevre sağlık teknisyenleri, şehir ve çevre sağlığı çalışanları, halk sağlığı uzmanları ve konu üzerinde uzun yıllardır çalışan alanlarında tanınmış uluslararası yönetici ve uzmanlar tarafından işbirliği içinde masaya yatırılacaktır denildi. Bu kongre, şehir çevre ve sağlık üçgenindeki tarafları biraraya getirerek, işbirliğini önemseyen herkesi ortak bir platformda buluşturacaktır. Kongre ile ayrıntılı bilgiye http://www.sehircevresaglikkongresi.com adresinden ulaşılabilir. Detaylı Bilgi Yer : KKTC Kaya Artemis Otel Tarih : 11-15 Mayıs 2016

YDÜ Saç Bakım ve Güzellik Hizmetleri Bölümü, Yaşlılar Haftası’nda Ece Özel Yaşlı Bakımevi’ni Ziyaret Etti

YDÜ Saç Bakım ve Güzellik Hizmetleri Bölümü Öğrencilerinden Anlamlı Ziyaret  YDÜ Saç Bakım ve Güzellik Hizmetleri Bölümü Öğrencileri Yaşlılar Haftası’ nda Ece Özel Yaşlı Bakımevi’ni Ziyaret Etti 18-24 Mart Yaşlılar Haftası dolayısıyla Yakın Doğu Üniversitesi Saç Bakım ve Güzellik Hizmetleri Bölümü hocaları ve öğrencileri, Lefkoşa’daki Ece Özel Yaşlı Bakımevi’ne ziyarette bulundu. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Saç Bakım ve Güzellik Hizmetleri Bölüm Koordinatörü Yeşim Üstün Aksoy ve bölüm hocası Nuray Kibrit’in öğrencileri ile gerçekleştirdikleri ziyaret, bakımevi sakinlerine Yaşlılar Haftası dolayısıyla saç ve güzellik bakımı uygulamaları gerçekleştirmeleri amacıyla yapıldı. Aksoy; “En değerli varlıklarımız yaşlılarımıza saç ve güzellik bakımı yaparak onları yaşlılar haftasında bir nebze olsun mutlu ettiklerini” belirtirken; “Orada çok duygulu anlar yaşadık, tüm yaşlılarımızın annelerimiz ve babalarımız olduğunu düşünerek her ne kadar özel yaşlı bakımevlerinde iyi şartlarda bakımları sağlansa da, yine de her birinin içinde bir burukluk olduğunu hissettik” ifadelerini kullandı. Aksoy; “Anne ve Babalarınızı Bakım Evlerine Terk Etmeyin” Aksoy, “Çok zorda kalmadıkça evlatların anne ve babalarını bakımevlerine terk etmemeleri gerektiğini fakat ne acıdır ki bazı yaşlıların hiç arayıp soranının olmadığını gördüklerini” dile getirdi. Saç Bakım ve Güzellik Hizmetleri Bölüm Koordinatörü Aksoy, bu tür ziyaretleri sadece yaşlılar haftasında değil, her fırsatta tekrarlayacaklarını dile getirdi. Aksoy, “Ayrıca bu etkinlikte, bize bu fırsatı sağlayan Ece Bakımevi’ne katkılarından dolayı Prenses Hair Nail & Skin Care ve Ahmet Arabacıoğlu’na teşekkür ederiz” dedi. Saç Bakım ve Güzellik Hizmetleri Bölümü öğrencileri ise, gerçekleştirdikleri böyle anlamlı bir  projede yer almaktan dolayı çok mutlu olduklarını kaydederken yeni projeler için heyecanlandıklarını belirtti.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde Jinekolojik Kanser Ameliyatları Açık ve Laparoskopik Yöntemlerle Yapılmaya Başlandı

– Türkiye’de Sınırlı sayıda Merkezde Gerçekleştirilen Laparoskopik Jinekolojik, Onkoloji Cerrahisi Operasyonları Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde Jinekolojik Endoskopik Cerrah Doç. Dr. Mert Göl Başkanlığında Gerçekleştirilmeye Başlandı.  Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’ nden yapılan açıklamada, Jinekolojik Onkoloji yan dal uzmanlığı dışında, Avrupa Jinekolojik Endoskopi Derneği tarafından Jinekolojik Endoskopik Cerrah diplomasını alan ilk Türk hekim de olan Doç. Dr. Mert Göl başkanlığında, ileri düzey laparoskopik operasyonlar ve laparoskopik jinekolojik kanser cerrahisi, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı uzmanları tarafından yapılmaya başlandı. Geçtiğimiz günlerde Doç. Dr. Mert Göl ve Yrd. Doç. Dr. Barış Kaya tarafından yapılan rahim kanseri ameliyatının başarı ile gerçekleştirildiği, hastanın durumunun iyi olduğu ve tedavi sürecinin devam ettiği belirtildi. Jinekolojik Onkoloji Nedir? Jinekolojik onkoloji, kadın genital kanserlerinin ve kanser öncüsü lezyonların önlenmesi, tanısı ve tedavisi ile ilgili uzmanlık dalı olup, rahim, rahim ağzı, yumurtalık, tüp, vajen ve vulva kanserlerinin cerrahi tedavisini içermektedir. Laparoskopik Cerrahinin Avantajları Ameliyat sonrası enfeksiyon riski gibi istenmeyen durum oranının, açık cerrahiye göre çok daha az olması Ameliyat sonrası çok daha az ağrı hissedilmesi Çabuk ve konforlu iyileşme Hastanede kalış süresinin kısa olması Hastanın günlük hayatına erken dönebilmesi İyileşme sonrası yara izinin açık cerrahiye göre çok daha az olması Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Operasyonları, Medikal Onkoloji ve Radyasyon Onkolojisi ile Birlikte Planlanıyor Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde jinekolojik kanser hastalıkları, tanı aşamasından itibaren, jinekolojik onkoloji cerrahisi uzmanı, radyasyon onkolojisi ve medikal onkoloji bölümlerinden uzmanların bir araya gelmesiyle oluşturulan konsey tarafından, hastaların durumu da dikkate alınarak etraflıca değerlendirilmekte ve kişiye özel tedavi planları hazırlanmaktadır.

Kıbrıs’ta Bir Günde Üç Deprem

– Yakın Doğu Üniversitesi Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Prof Dr. Cavit Atalar Kıbrıs’taki Depremleri Değerlendirdi 22 Mart 2016 tarihinde Kıbrıs ve civarında yedi saat içerisinde 3 kez deprem meydana gelmiştir. Bu depremlerin ilki Lefkoşa’nın 160 kilometre kuzeybatısında saat 15:25’te 4.5 – 4.7 büyüklüğünde Antalya Körfezi açıklarında meydana geldi. İkinci deprem saat 16.23’te  yine Lefkoşa’nın 80 kilometre kuzeybatısında 3.7 – 3.9   büyüklüğünde  meydana geldi. Son  deprem Lefkoşa’nın 46 kilometre güneybatısında, Gazi Mağusa’nın 16 kilometre güney batısında Larnaka’nın 20 kilometre kuzey doğusunda saat 15:25’te 3.9 – 4.0 büyüklüğünde karada meydana geldi.  Depremin derinliğini Kandilli Rasathanesi  30.3 kilometre, KKTC Meteoroloji Dairesi Sismoloji   61.3 kilometere, Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırmaları Kurumu USGS   57.8 kilometre olarak bildirmişlerdir. Lefkoşada da yüksek binalarda hissedilmiştir. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’ne açıklamalarda bulunan YDÜ Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Prof Dr. Cavit Atalar, Kıbrıs ve civarında meydana gelen depremler genellikle Kıbrıs’ın güneyinde ve güney batısında Kıbrıs yayının etrafında meydana gelir. Son bir yıl içerisinde meydana gelen 20 depremin büyük çoğunluğu Kıbrıs ile Antalya arasındadır. Bunların sadece iki tanesi Kıbrıs’ın güneyinde deniz içerisinde, üç tanesi karada ve bir tanesi de kıyıda meydana gelmiştir dedi. Prof Dr. Cavit Atalar açıklamalarına şöyle devam etti; Kıbrıs’ta aletsel deprem ölçümlerinin yapıldığı son 130 yıl içerisinde en yıkıcı beş deprem 1941, 1953, 1995, 1996 ve 1999’da meydana geldi. KKTC’de İlk Yıkıcı Deprem 1941’de Gerçekleşti, 24 Kişi Yaralandı İlk yıkıcı deprem 20 Ocak 1941 tarihinde Gazi Mağusa yakınlarında 5.9 aletsel büyüklüğünde  meydana gelmiştir. 24 kişi yaralanmış, Gazi Mağusa ve Maraş’ta hemen hemen bütün evler hasar görmüş, Paralimnide tüm evler yıkılmıştır. Lefkoşa, Larnaka ve Girne’de de hasarlar görülmüştür. Bu depremden sonra İsrailde küçük bir tsunami oluştuğu açıklanmıştı. 1953’de Yaşanan Deprem’de 63 Kişi Öldü,200 Kişi Yaralandı En fazla can ve mal kaybının yaşandığı deprem, 10 Eylül 1953 tarihinde 6.0 – 6.1 aletsel büyüklüğünde hem karada ve hem denizde Baf’ın hemen kuzeyinde meydana gelen çifte depremdir.  Bu depremde 63 kişi ölmüş, 200 kişi yaralanmış, 9 köy tamamıyle yıkılmış ve Baf ile birlikte toplam 158 köy hasar görmüştür. 4000 kişi evsiz kalmıştır. Artçı depremler nedeniyle de hasarlar oluşmuştu. 23 Şubat 1995 de 5.9 aletsel büyüklüğünde kıyıda ve 18 kilometre derinlikte meydana gelen depremde Yukarı Arodes de iki kişi ölmüş, Yukarı Arodes, Milya, Peristerona, Steni, Yalya, Argaka, Pomo, Pyrgo ve Poli de hasarlar görülmüştür. 9 Ekim 1996 da 6.8 büyüklüğünde 70 kilimetre denizde ve 22 kilometre derinlikte  meydana gelen depremde Limasol’da hastahane tahliyesi esnasında kalp krizi geçiren bir hasta ve Mısır’da evinin enkazında kalan bir kadın ölmüştü. Baf,  Limasol, Lefkoşa yüksek binal, Larnaka ve Paralimni sakinlerine panik yaşatan depremde 20 kişi hafif yaralanmıştı. 17 Ağustos 1999 Kocaeli depreminden 6 gün önce 5.8 büyüklüğünde Limasol’un hemen kuzeyinde 27 kilometre derinlikte meydana gelen depremde 40 kişi genelde panikten hafif yaralanmış ve Limasol ve köylerinde hasarlar olmuştur. Bütün Kıbrıs’ta hissedilen depremden sonra 150 nin üzerinde artcı deprem meydana gelmişti.

Yakın Doğu Melekleri’nden Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne 16 Sayı Fark

-Yakın Doğu Üniversitesi, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ni 73-57 yendi. Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı, Bilyoner.com Kadınlar Basketbol Ligi 24. haftasında Mamak Belediyesi Spor Salonu’nda Mersin Büyükşehir Belediyesi ile karşılaştı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, yüksek tempolu karşılaşmanın ilk periyoduna hızlı başlayan Yakın Doğu Üniversitesi karşısında savunma yapmak zorunda kalan Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin bulduğu pozisyonları iyi değerlendirememesi ile birlikte periyod 28-13 Yakın Doğu Üniversitesi üstünlüğü ile sonlandı. Yüksek tempoda geçen ikinci periyodda, aradaki farkı kapatmaya çalışan ve oyun dengesini lehine çevirmeye çalışan Mersin Büyükşehir Belediyesi, Yakın Doğu Üniversitesi’nin ribaundlardan hızlı çıkması ve bulduğu pozisyonları iyi değerlendirmesi ile birlikte ilk yarıyı 48-25 geride kapattı. Üçüncü periyodda, Yakın Doğu Üniversitesi’nin çembere topla rahat gitmesi ve bulduğu pozisyonları baskete çevirmesi ile Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin top kayıpları sonucunda üçüncü periyod 63-45 Yakın Doğu Üniversitesi üstünlüğü ile sonlandı. Temposu hiç düşmeyen maçın son periyoduna alan savunması ile başlayan Yakın Doğu Üniversitesi’nin savunmalarına ve ribauntlardan hızlı çıkmasına ve bulduğu pozisyonları baskete çevirmesine karşın; Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin istediği hücumu yakalayamaması sonucu karşılaşmadan galip ayrılan taraf 73-57 skor ile Yakın Doğu Üniversitesi oldu. Maçın en skorer ismi 23 sayı, 11 ribaund ve 5 asist ile Mersin Büyükşehir Belediyesi oyuncusu Angel McCoughtry olurken; onu 16 sayı, 6 ribaund ve 5 asist ile Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı oyuncusu Tiffany Hayes ve  16 sayı, 6 ribaund, 4 asist ile yine Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı oyuncusu Kelsey Bone izledi. Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı’nda Kelsey Bone 16 sayı, 6 ribaund, 4 asist; Hülya Özkan 3 sayı ve 2 ribaund; Tiffany Hayes 16 sayı, 6 ribaund, 5 asist; Yelena Leuchanka 8 sayı, 11 ribaund ve 3 asist; Alyssa Thomas 6 sayı, 10 ribaund ve 4 asist; Şebnem Kimyacıoğlu 9 sayı, 7 ribaund, 1 asist ve Asena Yalçın 15 sayı, 1 ribaundve 1 asist ile oynadı. Mersin Büyükşehir Belediyesi takımında ise Nicole Heartley 12 sayı, 4 ribaund ve 1 asist; Marina Kuzina 5 sayı; Gülşah Gümüşay 1 ribaund ve 1 asist; Aneika Henry 15 sayı, 14 ribaund ve 1 asist; Duygu Fırat 2 ribaund; Angel McCoughtry 23 sayı, 11 ribaund, 5 asist ve Nilay Kartaltepe 2 sayı, 2 ribaund ve 6 asist ile oynadı. Yer: Mamak Belediyesi Spor Salonu Hakemler: Erhan Gürsel, Ahmet Taner İbin, Fatih Evli Yakın Doğu Üniversitesi: Asena Yalçın, Tiffany Hayes, Kelsey Bone, Yelena LEuchanka, Alyssa Thomas, Hülya Özkan, Dila Aşkın, Gizem Sezer, Simay Karaman, Huriye Cambazoğlu, Şebnem Kimyacıoğlu Mersin Büyükşehir Belediyesi: Angel McCoughtry, Nilay Kartaltepe, Nicole Heartley, Aneika Henry, Marina Kuzina, Gülşah Gümüşay, Tuğba Taşçı, Duygu Fırat, Çişem İncel, Emel Türkyılmaz İlk periyod: 28-13 İlk devre   : 48-25 3. periyod: 63-45 Maç sonucu: 73-57

24 Mart Dünya Tüberküloz Günü

–  24 Mart Dünya Tüberküloz nedeniyle Alerji ve Solunum Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Finn Rasmussen Önemli Açıklamalarda Bulundu Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğüne açıklamalarda bulunan YDÜ Hastanesi, Alerji ve Solunum Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Finn Rasmussen, 24 Mart Dünya Tüberküloz Gününde, Tüberküloz, Hastalığın Yaygınlığı, Erken Tanı ve Tedavisi ile İlgili konuştu. Dünya genelinde kabul edilmiş olan “Tüberküloz Günü”, hastalıkla ilgili farkındalığı artırmak, önlemek ve tedavi etmek amacını gütmekte, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından da desteklenmektedir.  24 Mart’ın Dünya Tüberküloz Günü olarak kabul edilmesinin nedeni, 120 yıl önce bugün, 1882 yılında Alman doktor Robert Koch’un, tüberkülozun sebebini keşfederek bilimsel toplulukları hayret içerisinde bırakmış olmasıdır.  TB çubuksu bir bakteri olup, o dönemde Avrupa’ya doğru yayılmış ve her 6 kişiden birinin ölümüne sebep olmuştur.  Koch’un buluşu, teşhis ve tedavi için yol göstermiş olup, 1882’den bu yana hastalık hakkındaki farkındalığı artırmak için Dünya Tüberküloz Günü etkinlikleri düzenlenmektedir.  Günümüzde bile tüberküloz dünyanın birçok yerinde salgın hastalık olarak var olmakta, gelişmekte olan ülkelerde milyonlarca ölüme sebep olmaktadır. Tüberkülöz Hava Yoluyla Bulaşır Tüberküloz, birçok ölümlü vaka ile sonuçlanan, mikro bakteriyumun sebep olduğu yaygın, enfeksiyöz bir hastalıktır.  Kişi tüberküloz bakterisini soluduğunda, bu bakteri akciğerlerde ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde çoğalmaya başlar.  Akciğerden kana veya böbrekler, omurga ve beyin gibi vücudun başka kısımlarına sıçrayabilir.  Vücudun diğer kısmındaki tüberküloz genellikle enfeksiyöz değildir. Tüberküloz, enfeksiyöz kişiden zayıf bünyeye hava yoluyla bulaşır.  Yaygın soğuk algınlığı gibi, tüberküloz da kişinin öksürmesi, hapşırması, hatta konuşması sırasında havadaki damlacıkların solunması yoluyla bulaşır.  Akciğerinde tüberküloz bakterisi olan kişiler, hastalığı, genellikle günlerini beraber geçirdiği kişilere bulaştırır.  Bilinmelidir ki, hastalık sadece aktif tüberküloz hastalarından bulaşmakta, hastalığı gizli olanlardan bulaşması riski bulunmamaktadır. %90 Oranında Kişi Gizli Tüberkülöz Hastasıdır Tüberküloza yakalanmış olsa bile çoğu kişi (%90’dan fazlası) bu hastalıkla ilaç tedavisi olmadan gizli enfeksiyonla savaşabilmektedir.  Yani %90’dan fazla kişi tüm yaşamını geçirip, sonunda herhangi birşey hissetmeden ya da bir başka kişiye hastalığı bulaştırmadan gizli enfeksiyonla ölmektedir.  Bu gizli hastaların yalnızca onda biri aktif hasta haline gelmekte ve eğer tedavi edilmezse bu tip hastaların %60’ı hayatını kaybetmektedir.  Aktif tüberküloz tanısı konanlar için tedavi ve hastalığın yayılmasını önlemek, hayati önem taşımaktadır. Hastalığın Belirtileri Hastalığın klasik belirtileri sürekli öksürük ve kanlı balgamdır.  Ancak ateş, gece terlemeleri ve kilo kaybı da tüberküloz ihtimalini düşündürmelidir.  Eğer enfeksiyon diğer organlarda ise, ishal ve kemik ağrıları gibi daha geniş çapta belirtiler olabilir. Teşhis Yöntemleri Hastalığın teşhisi akciğer grafisi, kan testleri, mikroskopik muayene ve balgam veya bir başka vücut sıvısı kültürüne bağlıdır.  Bazen bronkoskopi veya aktif hastalık olup olmadığını gösteren özel kan testi gerekli olabilir.  Bu tehlikeli hastalığın erken safhada teşhis edilmesi oldukça önemlidir.  Böylece tüberküloz araştırması yapılabilmekte, diğer kişiler için  risk fatörlerini minimuma indirme tedbirleri alınabilmekte ve tedavi uygulanabilmektedir. Tedavi Süreci Tedavi zor ve uzun sürelidir.  Birçok antibiyotik kullanımı gerektirir ve en az 6 ay sürer.  Birçok yan etkisi de mevcuttur.  Ancak tahmin edilebileceği gibi, tedavi edilmeme ve hastalığın ölüme veya yayılmasına sebep olmak daha kötü bir seçenektir.   Yani tedavi oldukça önemlidir ve eğer hasta doğru ellerdeyse tüberküloz tedavi edilebilir bir hastalıktır.  DOTS (doğrudan gözetimli tedavi), tüberküloz kontrolü için uluslararası önerilen oldukça etkili ve uygun maliyetli stratejidir.  Doğrudan gözetimli tedavi, farklı şekillerde birçok antibiyotiği uzun dönemli olarak bakteriye saldırmak ve yok etmek amacıyla kullanır.  Anti-TB ilaçlarla tedavi, normal tüberküloz hastalarının iyileşmesini, HIV virüsü taşıyanların yaşam süresinin uzamasını ve oldukça önemli olan bir diğer husus, hastalığın yayılmasını engellemektedir.  Doğrudan gözetimli tedavi birçok batı ülkesinde yüzyıllardır kullanılmakta olup, hastalığın yaygınlık oranının düşük olmasının başlıca nedenlerinden birisidir. Doğrudan gözetimli tedavi hala daha en etkili ve en iyi yöntem olarak kabul edilmektedir. Hastalıktan Korunma Yöntemleri Hastalıktan korunma, hastalığın yayılmasını sınırlandırmak için görüntüleme programlarına ve aşılamaya dayanmaktadır.  Genellikle Bacillus-Calmette-Guerin aşılama programı kullanılır.  Bu aşı tüberküloz basilinin bütün yapısal özelliklerini taşıyan, ancak hastalık oluşturma yeteneği yok edilmiş bir Mycobacteriyum bovis suşudur.  Yani insanlar için tehlikeli değildir.  Basilinin yeterli antijen meydana getirmesiyle insanlar için etkili koruma sağlanmış olur.  En iyi ihtimalle BCG aşısı 15 yıla kadar %80 koruma sağlar.  BCG en iyi etkisini miliyer tüberküloz ya da tüberküloz menenjitinde gösterse de, hala geniş olarak pulmoner tüberkülozun gözardı edilebilir olduğu ülkelerde dahi kullanılmaktadır.  Birçok ülkede tüberküloz yaygınlığının düşük olması nedeniyle, aşı tüm nüfusa sunulmamaktadır.  Şimdilerde aşı, tüberküloz gelişme riski yüksek olan ya da hastane personeli gibi bakteriye maruz kalma riski yüksek olan kişiler için kullanılmaktadır. Tüberküloz hala daha dünya çapında yaygın bir hastalıktır.  Tüberkülozsuz bir dünya için tüberkülozla ortaklıktan kurtulun.  Çocuklarımıza tüberkülozdan arınmış bir dünya bırakabilmek için hep birlikte savaşalım.

Onur Öymen, Nihat Ali Özcan ve Ercan Çitlioğlu Yakın Doğu Enstitüsü’nde Konuşacak

– Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü Güvenlik Akademisi’nde Terör, Ulusal ve Bölgesel Güvenlik ve NATO’nun Güvenlik Politikaları konuları tartışılacak. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün verdiği bilgiye göre Yakın Doğu Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim programları çerçevesinde Yakın Doğu Enstitüsü tarafından düzenlenen ve çok önemli isimlerin konuşmacı olarak konuk olduğu, açılısını TBMM eski Başkanı Cemil Çicek’in yaptığı, ilk iki oturumunda uluslararası ilişkiler ve güvenlik çalışmalarının önemli uzman ve uygulayıcıları Prof.Dr. İlter Turan, Doç.Dr. Ahmet K.Han ve Ergün Olgun gibi değerli isimlerin konuşmacı olarak yer aldığı Güvenlik Akademisi Sertifika Programı’nın bu oturumunun konukları Emekli Büyükelçi, CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, TOBB Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nihat Ali Özcan, ve Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü Stratejik Araştırmalar Merkezi Danışmanı Ercan Çitlioğlu olacak. Türk Diplomasisinin en önemli isimlerinden Onur Öymen Yakın Doğu Enstitüsü Güvenlik Aademisi’nde “NATO’nun Güvenlik Politikaları ve Stratejik Konsepti” başlıklı bir seminer verecek. Günümüz uluslararası sisteminin en önemli güvenlik kurumlarından olan NATO’nun 21.yüzyılın güvenlik sorunlarına karşı kurumsal ve siyasal bütünleşmesi ve stratejisinin değerlendirileceği seminerde değerli devlet adamı ve diplomat Onur Öymen, bu stratejilerin son dönemde uluslararası ve bölgesel güvenliğe olan etkilerini de irdeleyecek. Türkiye’nin de üyesi olduğu NATO’nun çalışma, karar yöntemleri, yetki, yaptırım gücü, bağlayıcılığı, caydırıcılığı, ilgi alanları, yenilenen stratejik konsepti, genişleme politikasına değinilecek olan seminerde Onur Öymen uluslararası güvenlik yapısında NATO’nun yeni rolünü bölgesel, uluslararası ve ulusal düzeylerde değerlendirecek.Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü üyesi olan 22. Dönem İstanbul Milletvekilliği, 22 ve 23. Dönem’de Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Üyeliği, NATO Dairesi, ikinci katiplik, Avrupa Konseyi Daimi Temsilciliği’nde Başkatiplik, Siyaset Planlama Dairesi Şube Müdürü, Lefkoşa Büyükelçilik Müsteşarlığı, Dışişleri Bakanlığı Özel Müşavirliği, Siyaset Planlama Dairesi Başkanlığı, Kopenhag ve  Bonn Büyükelçiliği ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarlığı görevlerini yürütmüş olan Onur Öymen’in biri İngilizce ve Almanca’ya çevrilmiş dört kitabı bulunuyor. Programın bir diğer önemli konuğu terör, güvenlik  ve istihbarat konusunda Türkiye’de ve dünyadaki önemli uzmanların başında gelen Doç. Dr. Nihat Ali Özcan olacak. Doç. Dr. Özcan Güvenlik Akademisi kapsamında “21. Yüzyılda Güvenlik ve İstihbarat” başlıklı semineri verecek. Günümüzde değişen, dönüşen ve çeşitlenen bilgi kaynakları ve alışılmışın dışındaki tehditler bağlamında istihbarat kavram ve uygulamalarını irdeleyecek olan Doç. Dr. Nihat Ali Özcan yeni parametreler ve anlayışlar ışığında son dönemde gerçekleşen terör olaylarını ve bunların bölgesel ve uluslararası etkilerini de değerlendirecek. TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Araştırmacısı olan Nihat Ali Özcan terör ve güvenlik konusunda Türkiye’nin önde gelen uzmanlarından biri olarak kabul ediliyor. Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü Güvenlik Akademisi programının önemli bir başka konuğu terör ve güvenlik uzmanı Ercan Çitlioğlu da program kapsamında “Süreç Analizi ve İstihbarat” konulu semineri verecek.  Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü Stratejik Araştırmalar Merkezi Başdanışmanı Ercan Çitlioğlu seminerde istihbari faaliyetlerde geçmiş-gün-gelecek ilişkileri bağlamında süreci değerlendirerek analizi yoluyla ön alıcı önlemler ve uygulamaları değerlendirecek. NATO kuruluşu Terörizmle Mücadele ve Mükemmeliyet Merkezi’nde 9 yıl “Akademik Danışma Kurulu Üyesi” olarak görev yapan, Kara Harp Okulu Savunma Bilimleri Enstitüsü, Silahlı Kuvvetler Akademisi ile Harp Akademilerinde ders vermekte olan Çitlioğlu’nun uluslararası toplantılarda bugüne kadar “ulusal güvenlik stratejileri ve politikaları” ile “terörizm” konularında 100’ü aşkın tebliği bulunuyor. Danışmanlık yaptığı NTV ve CNN Türk Televizyonlarında yayınlanan 11 belgesel film gerçekleştiren ve 1978 yılında Araştırma alanında “Yılın Adamı” ödülünün de sahibi olan Çitlioğlu’nun basılı 17 kitabı bulunuyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün yaptığı açıklamaya göre, 5 Mart 2016 tarihinde açılışı gerçekleştirilen güvenlik kavramları ve uygulamaları odaklı sertifika programı farklı konu başlıklarıyla ve farklı uzmanların konuşmacı olarak katılımıyla 21 Mayıs 2016 tarihine kadar devam edecek. Yakın Doğu Enstitüsü Güvenlik Akademisi’ne ve diğer kısa dönemli eğitim programlarına kayıt hakkında daha detaylı bilgi www.neu.edu.tr web sayfasından, [email protected] e-posta adresinden, Yakın Doğu Enstitüsü facebook sayfasından (yakindoguenstitusu), 223 64 64 (dahili 532) ve 0533 829 97 36 telefonlardan alınabilir.
tercih robotu