KKTC’nin İlk ve Tek Araba Müzesi Basına Tanıtıldı

KKTC’nin ilk ve Tek Araba Müzesi Yakın Doğu Üniversitesi Araba Müzesi resepsiyonla KKTC ve TC Basın temsilcilerine tanıtıldı. YDÜ Araba Müzesinin Açılış konuşmasını YDÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Doç.Dr. İrfan S.Günsel Yaptı… Müze’de YDÜ Kurucu Rektör Dr. Suat i.Günsel’in öğrencilik yıllarında kullandığı ilk arabası da yıllar sonra oğlu İrfan S. Günsel tarafından bulunarak Suat İ.Günsel’e doğum gününde büyük bir sürprizle hediye edilerek müzedeki yerine konuldu. Resepsiyona KKTC ve TC Medyasının temsilcileri yoğun ilgi gösterdi Müzede bulunan Toplantı odası da büyük ilgi gördü, Salon tamamen Uçak parçalarından tasarlandı.. Müzede bulunan toplantı masası orjinal bir uçak motorundan tasarlandı… Yakın Doğu Üniversitesi Müteveli Heyeti Başkanı Doç.Dr İrfan S.Günsel, KKTC’nin ilk ve Tek Araba müzesi olan YDÜ Araba Müzesinin 10 yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu belirterek, Müzesi’nin oluşturulmasında emeğini esirgemeyen, varlığı bile unutulmuş arabalara yeniden hayat vermek için gereken tüm fedakarlığı yapan herkesi ayrı ayrı tebrik ederek konuşmasına başladı. Doç. Dr. Günsel, şöyle devam etti; Yaklaşık on yıl önce Suat Hoca’nın yıllar önce öğrenciliğinde Ankara’da kullandığı otomobili uzun araştırmalar sonucu bulduk. Haliyle oldukça yıpranmış durumdaydı. Bu arabayı, ki bugün onu da diğerleri arasında göreceksiniz, restore ettik ve eski sahibine doğum gününde hediye ettik. Suat Hoca’nın zaten çocukluktan gelen bir araba merakı vardı. Kilden araba modelleri yaparmış. Toprakta başlayan çocukluk oyunları, Kıbrıs’da bir araba fabrikası kurmak ve kendi modellerini üretmek gibi bir hayale dönüştü. Kendisine hediye edilen eski arabasıyla birlikte bu hayal yeniden canlandı. Ancak bu kez, bu hayalin kültürel ve teknolojik boyutu ele alındı, bu hayal farklı bir boyuta taşındı. Bugün teknoloji savaşlarının yaşandığı, binlerce farklı model arabanın üretildiği bir dünyada yeni bir araba modeli üretmek belki de çok dikkat çekmezdi. Öncelikli olarak araba üretmek yerine olayın kültürel boyutuna önem vermek ve araba tarihinde adı efsaneleşmiş klasik ve spor arabalardan oluşan bir müze oluşturmak, ülkemize kültürel ve turistik çok daha büyük  katkı sağlayabilirdi. Bu inançla yola çıkıldı. Önce bir projeksiyon çalışması yapıldı ve araba tarihinde üretilen arabalar tek tek gözden geçirildi. Sonra, yıllar sürecek ve dünyanın dört bir yanını kapsayacak meşakkatli bir araştırma ve restorasyon dönemi başladı. Dünyanın dört bir köşesinde araba tarihinin ilklerini ve üretildikleri dönemlerde isimleri efsaneleşmiş arabaları sabırla aradık, bulduk, ülkemize getirdik. Bu arabaların bazılarının varlığı bile unutulmuştu ve bir köşede atıl vaziyette kaderlerine terkedilmişlerdi. Özenle taşınarak ülkemize getirildiler. Herbiri özel olarak hazırlanmış atölyemizde sabır ve itinayla restore edildi, tam çalışır duruma getirildi. Bazılarını orjinal haline getirmek için yapılan çalışmalar birkaç yıl sürdü. 100’den Fazla Klasik ve Spor Araba Bulunuyor Zaman içinde Yakın Doğu Üniversitesi Araba Müzesi yavaş yavaş oluşmaya, zenginleşmeye başladı. Bugün son halini verdiğimiz Yakın Doğu Üniversitesi  Araba Müzesi’nde yüzden fazla klasik ve spor araba bulunmaktadır. Bugün araba müzesinde bulunan arabaların bazıları bu dünyada bulunan “ilkler ve sonlardır”. Dünyada ilk üretilen ve ilk üretilenlerin son kalan yegane örnekleridir. Bu arabaların herbiri, üretildiği dönemlerin ve ülkelerin kendine özgü teknoloji ve tasarım anlayışlarını yansıtmaktadır. Bu bakımdan her bir arabaya bakarken üretildiği dönemin ve ülkenin kendine özgü karakteristiklerini de göreceksiniz. Belki Suat Hoca’nın adada araba üretim hayalini şu ana kadar tam olarak gerçekleştiremedik. Ancak dünya tarihine iz bırakmış, isimleri efsaneleşmiş birçok arabayı bir araya getirebildik ve dünya müzeleri arasına yeni bir değer katmak için uğraş verdik. KKTC Turizmine Büyük Bir Değer Kazandırıldı Ülkemizin turizm değerlerine yeni bir değer katmak için uğraş verdik. Bugün ortaya çıkan ve ülkemizin ilk ve tek araba müzesi olan Yakın Doğu Üniversitesi  Araba Müzesi, artık ülkemizin bir değeridir. Bugün bu değeri sizlerle paylaşacağız. Sizlere “Hayatınızda en çok kullandığınız ve en önemli araç hangisidir” diye sorsam, herhalde “arabadır” dersiniz. Bugün, Yakın Doğu Araba Müzesi’nde tarihe iz bırakmış arabaların arasında gezerken, bu arabaların eski sahiplerini merak edeceksiniz. Bu arabaların kimlerin hayat hikayelerine tanıklık ettiğini merak edeceksiniz.  Bu arabaların kimler tarafından tasarlandığını, onlara kimlerin hayat verdiğini merak edeceksiniz. Geçmişin gizemini merak ederken, geçmişten geleceğe doğru büyüleyici bir yolculuk yapacaksınız. Bu arada, Suat Hoca’nın adada araba üretimi hayalini henüz  tam olarak gerçekleştiremedik ama, bu ifade bu hayali hepten bıraktığımız üzerinde çalışmadığımız anlamına gelmesin. Yıllar süren Araba Müzesi çalışmalarımız da araba üretimi konusunda bizim ufkumuzu da alabildiğine açtı, bize çok büyük bir pozitif enerji yükledi. Bu enerjiyle araba üretiminde sıradanlığa değil, sıradışılığı tercih ettik ve ilk adımı attık. Bir taraftan Yakın Doğu Üniversitesi  Araba Müzesi gelişimine devam ederken,  diğer taraftan Yakın Doğu Üniversitesi mühendisleri  ve öğrencileri uzun uğraşlardan sonra ülkemizin tescilli ve kayıtlı ilk arabası olan tek motorlu ve üç tekerlekli RA-25’i yarattı. KKTC’nin İlk ve Tek Güneş Enerji İle Çalışan Arabası Yeniden Tasarlanıyor RA-25, güneş enerjisiyle çalışan bir araba olarak tasarlandı, yaratıldı, ve dünyanın diğer ucunda kendi kategorisindeki arabalarla yarıştı, başarılar elde etti. Şu anda RA-27 üzerinde çalışıyoruz. RA-27, RA-25’den farklı olarak, dört tekerlekli ve çift motorlu bir model olacak ve artırılmış gücüyle katılacağı uluslararası teknoloji yarışlarında  doğrudan zirveyi zorlayacak. Anlaşıldığı gibi, Yakın Doğu Üniversitesi Araba Müzesi’ne ve RA-25’e hayat verilmesinden sonra, artık sıra Suat Hoca’nın hayalini de ciddi ciddi ele almaya gelmiştir. Üniversite olarak sorumluluk üstlendiğimiz ulusal ve uluslararası kamu menfaati gereği, bugün İnovasyon Merkezi’ndeki mühendislerimiz elektrik enerjisiyle çalışacak ve halk tarafından yaygın şekilde kullanılabilecek  özgün bir araba modelinin tasarımı ve gerekli teknolojik altyapısı üzerinde çalışıyorlar. Yıllar önce toprakta şekillenen hayallerin gerçeğe dönüşmesi, ülkemizin kendi üretimi ve bir teknoloji harikası olacak arabayla halkımızın tanışması, artık sadece zaman meselesidir… Sizlerin karşısına o araç ile çıkmanın heyecanı bize bitmez bir enerji sağlıyor.  37  yıl önce “adada kıtalı gibi yaşamak” sloganıyla yola çıkmıştık. Eğitimde o noktayı çoktan aştık. Şimdi sıra teknoloji ve üretimde. Haberin Videosu

Başsağlığı ve Geçmiş Olsun

Üniversitemizin işletme bölümü öğrencilerinden Azerbaycan uyruklu Nicat HACIZADE ile Bankacılık ve Finans Öğrencilerimizden  Yunis ARABOL’u elim bir trafik kazasında kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Yine aynı kazada Üniversitemiz Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü Öğrencisi Fas Cumhuriyeti uyruklu Mehdi LAAMYEM’in ağır yaralı , İletişim Fakültesi  öğrencimiz Azerbaycan Uyruklu Anar SÜLEYMAN’ın ise hayati tehlikesinin olmadığını öğrenmiş bulunmaktayız Kazada hayatını kaybeden evlatlarımıza Allahtan Rahmet, Ailelerine ve sıra arkadaşlarına baş sağlığı, yaralı olanlara da acil şifalar dileriz.

YDE Güvenlik Akademisi’nin Açılışını Cemil Çiçek Yapacak

Yakın Doğu Üniversitesi  Yakın Doğu Enstitüsü ‘nün 5 Mart’ta başlatacağı “Güvenlik Akademisi”’nin açılışını Türkiye Cumhuriyeti Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) eski başkanı, Adalet eski Bakanı  ve Ankara Milletvekili Cemil Çiçek yapacak. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün yaptığı açıklamaya göre Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü tarafından 5 Mart 2016 Cumartesi günü açılacak ve 12 hafta boyunca sürecek olan Güvenlik Akademisi sertifika programının açılışı Türkiye Cumhuriyeti TBMM eski Başkanı ve Ankara Milletvekili Cemil Çiçek tarafından gerçekleştirilecek. Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Umut Koldaş ve Yakın Doğu Enstitüsü Danışmanı Ercan Çitlioğlu tarafından yürütülecek olan  “Güvenlik Akademisi” sertifika programı 05 Mart – 28 Mayıs 2016 tarihlerinde, her Cumartesi günü, Yakın Doğu Üniversitesi Büyük Kütüphane Salon 4’te Saat 10.00 – 13.30 saatleri arasında yer alacak. Programa Türkiye ile  Kıbrıs’tan konularında uzman akademisyen, üst düzey bürokrat, diplomat, politika yapıcı ve uygulayıcılar konuşmacı olarak katılacaklar. Doç. Dr. Umut Koldaş: Güvenliğin Farklı Alanlarını Ve Boyutlarını Uzman Görüşleri Işığında Katılımcılarımızla Birlikte Değerlendireceğiz Güvenlik Akademisi Sertifika Programı’nın katılımcılara güvenliğin farklı boyutlarını konunun uzmanlarıyla tartışma olanağı vereceğini belirten Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Umut Koldaş, “Yeni güvenlik tartışma ve  yaklaşımlarını göz önünde bulunduran bir anlayışla hazırladığımız sertifika programında yalnızca askeri güvenlik değil, toplumsal, ekonomik, siyasi, iş ve çevre, enerji, siber güvenlik konuları da birbirini bütünleyici bir sistematik içinde irdelenecek.” dedi. Sertifika programının Türkiye ve dünyada güvenliğin özellikle toplumsal, siyasi ve adli alanlarına önemli katkılar sağlamış bir devlet adamı olan Cemil Çiçek tarafından açılacak olmasının önemine vurgu yapan Doç. Dr. Umut Koldaş, program çerçevesinde çok değerli akademisyenlerin, karar alıcıların, politika yapıcıların, diplomatların, bürokratların katılımcılarla güvenliğin farklı alanları ile ilgili görüş, düşünce ve tecrübelerini katılımcılarla paylaşacaklarını ifade etti. Ercan Çitlioğlu: Çok Önemli Bir Konuyu Çok Önemli İsimlerle Detaylı Bir Şekilde Masaya Yatırıyoruz Türkiye Cumhuriyeti TBMM eski Başkanı ve Adalet eski Bakanı Cemil Çiçek’in teşrifleriyle yapılacak olan programın konuşmacılarının da çok önemli isimlerden oluştuğuna vurguda bulunanYakın Doğu Enstitüsü Danışmanı Ercan Çitlioğlu programın zamanlamasının da çok isabetli olduğunun altını çizdi. Çözüm olsun olmasın güvenlik kavramının toplum bazında farklı alanlarda önemini  koruyacağını belirten Çitlioğlu, “Kıbrısta toplumlar arası müzakerelerin yürütüldüğü bir sırada bu müzakereler antlaşmayla sonuçlansın ya da sonuçlanmasın her iki alternatifin gerçekleşmesi halinde  güvenlik sorunun başka haller kazanarak Kıbrıs halkının gündeminde olacağını düşünerek ve özellikle de güvenlik kavramının son dönemlerde herkesin gündeminde en üst sıralara yükseldiğini değerlendirerek böyle bir sertifika programını hayata geçirme kararı aldık. 5 Mart’ta başlayacak olan  Güvenlik Akademisi’nin açılış dersini TBMM eski Başkanı ve  Adalet eski Bakanı sayın Cemil Çiçek vermeyi lutfettiler, kabul ettiler.  Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nda ve diğer kurumlarda çok üst düzey görevlerde bulunmuş, Kıbrıs’ı yakından tanıyan bazı emekli büyükelçilerimiz, bürokratlarımız, bilim insanlarımız bu programa katılarak  bilgilerini ve tecrübelerini katılımcılarla paylaşacaklar. Çok önemli isimlerin katılımıyla gerçekleştireceğimiz bu programda toplum açısından çok önemli olan güvenlik konusunu detaylı bir şekilde masaya yatıracağımız için büyük bir mutluluk ve heyecan  duyuyoruz.”dedi. 05 Mart 2016 tarihinde başlayacak olan “Güvenlik Akademisi” ‘ne ve diğer Yakın Doğu  Enstitüsü kısa dönemli eğitim programlarına kayıt için detaylı bilgiye  www.neu.edu.tr,yde.neu.edu.tr web sayfalarından, nei@neu.edu.tr  e-posta adresinden, Yakın Doğu Enstitüsü facebook sayfasından (facebook:yakindoguenstitusu), 223 64 64 (dahili 532) ve 0533 829 97 36 telefonlardan ulaşılabilir.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi “Yakın Sağlık” Dergisinin 4. Sayısı Yayınlandı

Ülkemizde, dünyada ve Yakın Doğu Hastanesi’nde sağlık bilimleri ile tıp alanında kaydedilen güncel bilgi ve gelişmeleri, hastalıkları ve tedavi yöntemlerini Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin uzman ve deneyimli doktorlarının bilgi ve tecrübeleri ile en etkin şekilde topluma aktarma hedefiyle hazırlanan “Yakın Sağlık” Dergisi’nin dördüncü sayısı yayınlandı.  Altı ayda bir yayınlanan ve önceki sayıları büyük ilgi ve beğeni uyandıran derginin Sonbahar / Kış  sayısı yine birçok önemli ve güncel konuyu bünyesinde barındırıyor. Eğitim ve Sağlık Alanında Toplumsal Gelişime Destek Devam Edecek Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel  derginin dördüncü sayısına yönelikyazısında, adamızdaki yaşam standartlarını yükseltmek amacıyla çıkılan yolda, sürekli gelişmeye devam eden Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesinin, dünyada sağlık alanında gelişen teknolojileri takip etmeye devam ederek, uzman kadrosunu sürekli büyüterek, sadece Kıbrıs’tan değil yurtdışından da bir çok hastanın tercihi olma yolunda kendini geliştirmeye devam etme olduğunu belirtti.  Doç. Dr. Günsel, tıp bilimini daha da ileri taşımayı kendine vizyon edinmiş Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi ve diğer Yakın Doğu Ailesi kurumlarının, eğitim ve sağlık alanında toplumsal gelişime destek vermeye devam edeceğini de sözlerine ekledi. “Yakın Sağlık” Dergisi Dördüncü Sayı İçeriği Ücretsiz olarak yayınlanmakta olan “Yakın Sağlık” dergisinin bu sayısında da birçok önemli dosya konusu bulunuyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin uzman doktorlarının bilgi birikimlerini paylaştığı sayıda, özel dosya konusu olarak “Modern Tıpta İnfertilite” yer alırken, Çocuk Sağlığında; aşılama, idrar kaçırma, konuşma gecikmesi, disleksi, doğumsal kalp hastalıkları, gelişimsel kalça displazisi, yenidoğanlarda işitme taraması ve besin alerjileri, Tıbbi Genetikte; beyin tümörleri, Göz Sağlığında; prespiyopi ve katarakt ile gözde sarı nokta hastalığı, Radyasyon Onkolojisinde; radyoterapiye bağlı erken yan etkilerden korunma yöntemleri haberleri de bulunuyor. Bunlara ilave olarak bağışıklığı güçlendirme önerileri, baş ve boyun bölgesindeki şişlikler, Alzheimer, fibromyalji, boyun tutulması, karpal tünel sendromu, Hepatit E, damar sertliği, meme kanserinde erken tanının önemi, deri hastalıkları, pre-diyabet (gizli şeker), güzellik ve estetik ile klinik psikoloji haberleri gibi daha birçok konu da Yakın Sağlık Dergisi’nin dördüncü sayısında okuyucu ile buluşuyor.

Süper Meyve Goji Berry (Kurt Üzümü)

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Gültaç Dayı, Dünya’da Goji Berry ya da Wolf Berry diye Bilinen, “Süper Meyve” Tanımını Gerçekten Hak Eden, Ancak Ülkemizde Pek de Bilinmeyen Süper Meyve Goji Berry’nin (Kurt Üzümü) İçeriği Ve Faydaları Hakkında Bilgiler Paylaştı. Goji Berry (Kurt Üzümü) Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halka ilişkiler Müdürlüğü’ne açıklamalarda bulunan YDÜ Hastanesi Diyetisyeni Gültaç Dayı Goji Berry (Kurt Üzümü) hakkında şöyle konuştu; Goji , inanılmaz şekilde sulu ve tatlıdır, tadı yaban mersini ve kirazın arasındadır. Goji Berry himalaya bölgesine özgü bir bitkidir. Goji üzümü, her türlü toprakta yetiştirilebilmektedir. Genel olarak yarı gölge güneşten hoşlanır. Goji bitkisinin boyu yaklaşık 2.5-3 metre civarında olup, odunsu çalı görünümü vardır. Goji Berry yani kurt üzümü, 2 yaşından sonra meyve vermeye başlar. Beş yaşına gelince de olgunlaşır, güzel meyveler vermeye başlar. Yapraklarından mükemmel çay yapılır. Kurutulan Goji, bir kuru üzüm olarak da aynı önemde bir besindir. İçeriği: Bir protein deposudur. 19 ayrı aminoasit, %13 protein, yüksek değerde betakaroten, 21 iz minerali, çinko, demir, fosfor, %8 E vitamini, Zeaxanthin, Germanyum, Carotenoids, Beta Sitosterol, Cyperone, Solavetivone, Physalin, Betaine ve çok yüksek oranda C vitamini içerir. İşte Goji Berry’nin Faydaları: Antioksidan oranı en yüksek bitkilerden biri olması nedeniyle antioksidan kaynağıdır. İçerdiği % 13 oranındaki protein, kepekli buğdayda bulunanadan bile daha fazladır. Portakalın içindeki C vitamininin yüzlerce kat fazlasını barındırması nedeniyle, C vitamini içeren besinlerin süpermenidir. % 8 oranında E ve B vitaminlerini içerir. Beta Sitosterol içermesi nedeniyle kolestrolü düşürücü bir etkisi vardır. Solavetivone içermesi nedeniyle güçlü bir anti bakteriyeldir. Çinko, kalsiyum, selenyum, fosfor vb. mineraller bakımından oldukça zengindir. Goji üzümündeki Physalin içeriği, lösemi türlerine karşı savaşan aktif bir bileşik barındırır. Karaciğer tarafından kolin üretiminde kullanılmakta olan Betain içermesi nedeniyle, sakinleştirici, hafızayı ve kas büyümesini artırıcı, karaciğer yağlanmasına karşı koruyucu bir özelliği vardır. Kanserden koruyucu ve tümör büyümesini durdurucu etkisi vardır. Menapoz semptomlarını yok edici etkisi bulunmaktadır. Beta karoten kaynağı olarak havuçtan daha güçlüdür. DNA’yı koruyucu etkisi vardır. Düzenli kullanımında kalp ve kan basıncına yararları olduğu gözlenmiştir. Hastalıklara karşı direnç artırıcıdır. Göz retinasında bulunan maddelerden biri olan Zeaxanthin içermesi nedeniyle, göz sağlığı için oldukça faydalıdır. Hormonlar ile beyin ve sinir sisteminin düzgün iş görmesi için vücudun üretimi için gerektirilen gerekli yağlı asitleri içerir.
tercih robotu