Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Öğrencileri, Dünya Tıp Öğrencileri Birliğine Üye Olma Çalışmalarını Başlattı

Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Öğrencileri, Dünya Tıp Öğrencileri Birliğine Üye Olma Çalışmalarını Başlattı

Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Öğrenciler Birliği kuruldu. Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ öncülüğünde oluşturulan Tıp Öğrenciler Birliği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde eğitim ve öğretimini sürdüren Tıp Fakültesi öğrencilerini Ulusal ve Uluslararası platformlarda temsil etmek amacını taşıyor. Tıp Öğrenci Birliği, Dünya Tıp öğrencileri Birliğine de üye olma çalışmalarını başlattı. Yakın Doğu Üniversitesi, Lefkoşa, Kıbrıs (Near East University, Nicosia, Cyprus) Basın ve Halkla ilişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, ülkemizde eğitim gören tüm Tıp Fakültesi öğrencilerine ulaşarak, sosyal ve bilimsel alanlarda faaliyet göstererek, geleceğin hekimlerin bilgilerini, vizyonlarını ve becerilerini geliştiren faaliyetlerde bulunmak üzere kurulan Tıp Öğrencileri Birliği, ulusal ve Uluslararası Tıp Öğrencileri birlikleri ile de ilişkilerini geliştirerek tıp fakültesi öğrencilerini ulusal ve uluslararası alanda temsil etmek amacını da taşımaktadır. Tıp Öğrencileri Birliği, Ülkemizdeki Öğrencileri Türkiye’de de Temsil Etmeye Başladı Tıp Öğrenciler Birliği Türkiye’de 30,000’den fazla üyesi bulunan “Türk Tıp Öğrenciler Birliği Federasyonu ile imzalanan protokolle, “Türk Tıp Öğrenciler Birliği Federasyonu’na üye olarak ülkemizdeki öğrencileri Türkiye’de de temsil etmeye başladı. Tıp Öğrenciler Birliği, 116 ülkede 123 ulusal kuruluşu ve 1 milyondan fazla üyesi bulunan Uluslararası Tıp Öğrencileri Birlikleri Federasyonu’na(IFMSA) üye olarak ülkemizi temsil etmek için gerekli girişimleri de başlattı. Tıp Öğrenci Birliği Başkanlığı’na getirilen İbrahim Halil Mehmet Akın yaptığı açıklamada Birliğin çalışmalarını farklı çalışma grupları ile çeşitli proje ve organizasyonlarla yürüteceğini, tıp eğitimi, halk sağlığı, insan hakları ve barış, üreme sağlığı, staj ve araştırma değişimi çalışmaları ile birlikte kişisel gelişim eğitmenleriyle tıp öğrencilerine farklı platformlar yaratacaklarını söyledi. Akın, Birliğin diğer amaçları arasında Türk Tıp Öğrencileri Federasyonu ile ortak çalışmalarda bulunmak, Uluslar Arası Tıp Öğrencileri Birliği Federasyonu (IFMSA)’nda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni temsil etmek ve öğrencilerin uluslararası platformlarda faal olmasını sağlamak, Tıp fakültesi öğrencilerinin meslek hayatlarında yeterliliğe erişebilmeleri için gerekli bilimsel ve sosyal ortamı sağlayarak evrensel nitelikte hekimler olmalarına katkıda bulunmak, Tıp fakültesi öğrencilerine yurt içi ve yurt dışındaki klinik uygulamalar ve bilimsel araştırma projeleri kapsamında staj imkanı sunmak, ülkemizdeki tıp eğitimi ve sağlık politikalarına yönelik tıp fakültesi öğrencilerinin bakış açılarını kapsayan politikalar üretmek ve bu yönde gerekli savunuculuk çalışmaları yapmak, koruyucu hekimlik bakış açısı ile sağlık sorunları hakkında toplumu bilinçlendirmek ve halk sağlığı, üreme sağlığı, insan hakları, hasta ve hekim hakları konusunda çalışmalar yapmak olduğunu ifade etti. YDÜ Tıp Fakültesi ve Hastanesi’nin İmkânları Dünya Standartlarının Üzerinde Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Öğrencileri Birliği’nin kuruluşu için ülkemize gelen Türk Tıp Öğrencileri Birliği Federasyonu Tuğba Akçaoğlu Yakın Doğu Üniversitesi tıp öğrencilerine verdiği seminerde Uluslararası Tıp Öğrenci Birliği ve Türk Tıp Öğrencileri Birliği hakkında detaylı bilgiler vererek, öğrencilerin sorularını yanıtladı. Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Hastanesi’ni de inceleme fırsatı bulan Akçaoğlu, Yakın Doğu Üniversitesi’nin öğrencilerine sağladığı imkanların dünya standartlarının üzerinde olduğunu belirtti ve birliğin bu imkanlar ile uluslararası platformda önemli faaliyetlerde bulunabileceğini dile getirdi. Doç. Dr. İrfan S. Günsel: “Tıp Öğrencileri Birliği, Öğrencilerin Gelişimine Katkı Sağlayacak”… Türk Tıp Öğrencileri Birliği Federasyonu yöneticileri ve ulusal başkanı Tuğba Akçaoğlu’nu misafir eden Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan Suat Günsel’de birliğin kurulmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Yakın Doğu Üniversitesi olarak kurulan “Tıp Öğrencileri Birliği”ne her türlü desteği vermeye hazırız. “Tıp Öğrencileri Birliği”, hem bilimsel hem de sosyal bir platform oluşturarak, öğrencilerimizin mesleki gelişimlerinin yanında hayatın hemen her alanında çağın niteliklerine uygun birer sağlık insanı olmalarını sağlayacaktır” dedi.
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Öğrencileri, Dünya Tıp Öğrencileri Birliğine Üye Olma Çalışmalarını Başlattı

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde “Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu” Semineri Gerçekleşti

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı Uzmanı Dr. Yeliz Cengiz ve Uzman Klinik Psikolog Damla Alkan Saygılı tarafından “Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu” (DEHB) konulu seminer gerçekleştirildi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Yakın Doğu İlkokulu velileri ve öğretmenlerinin katılımıyla gerçekleşen seminerde, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde görevli Uzm. Dr. Yeliz Cengiz, çocuklarda dikkat eksikliği, klinik belirtileri ve tedavi yöntemlerinden bahsederken, yine Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi uzmanlarından Klinik Psikolog Damla Alkan Saygılı ise DEHB olgularında uygulanan testler ve ölçekler hakkında bilgi verdi. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir? DEHB, akademik, sosyal ve psikiyatrik sorunlara yol açabilen ve olumsuz etkileri yaşam boyu sürebilen nörogelişimsel bir rahatsızlıktır. Temel özelliği, kalıcı ve sürekli olan dikkat süresinin kısalığı, engellemeye yönelik denetim eksikliği nedeniyle ortaya çıkan hareketlilik ve dürtüselliktir. DEHB’in Belirtileri Dikkat eksikliği: Ailelerin genellikle “Sesleniyorum sanki beni duymuyor! Hiç dinlemiyor! Bedeni burada ama aklı sanki başka yerde! En ufak bir ses dikkatini dağıtıyor! Ödev yapmak çok uzun sürüyor! Başladığı işi yarım bırakıyor!“ gibi cümlelerle belirttikleri yakınmalar dikkat eksikliği belirtileridir. DEHB olan çocukların, dikkat süreleri diğer çocuklardan kısadır. Kendileriyle konuşulduğunda sanki konuşanı dinlemiyormuş görüntüsü verirler. Bir komutu birkaç defa söyledikten sonra yerine getirirler. Dışarıdan gelen uyarılarla hemen dikkatleri dağılır, sabırsız davranırlar. Ev içinde günlük yapmaları gereken işler konusunda sorumluluk almak istemezler ve genellikle kurallardan hoşlanmazlar. Aşırı Hareketlilik (Hiperaktivite) ve Dürtüsellik: Aslında her çocuğun hareketli olması beklenir. Çocuk koşar, düşer ve gürültü çıkararak oynar. Bunların hepsi doğal karşılanabilir. Ancak DEHB’da ise çocuğun hareketliliği aşırıdır ve yaşıtlarıyla kıyaslandığında farklılık hemen anlaşılır. Genellikle bu çocuklar bir motor takılmış gibi sürekli hareket halindedirler. Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjileri vardır. Yükseklere tırmanır, koltuk tepelerinde gezer, ev içinde koşuşturur ve dur sözünden anlamazlar. Sakin bir şeklide oynamayı beceremezler. Oturmaları gereken durumlarda ise elleri ayakları kıpır kıpırdır. Çok konuşur, iki kişi konuşurken sık sık lafa girerler. Masanın başında oturamazlar. Sıralarını bekleyemez ve söz keserler. DEHB Olgularının Değerlendirilmesinde Kullanılan Testler ve Ölçekler DEHB’da tanı koydurucu hiçbir psikolojik test ya da ölçek yoktur. Testler, karşımızdaki kişide ölçmek istediğimiz becerileri ya da davranışları değerlendirmemizde, birkaç görüşmede elde edeceğimiz bilgileri daha kısa sürede edinmemizde ya da mevcut olan psikiyatrik hastalığa eşlik eden bir başka psikiyatrik hastalığı ayırt etmemiz konusunda bize yol gösterici ve yardımcı olmaktadır. DEHB’nun değerlendirilmesinde kullanılan bir çok test ve ölçek olmasına rağmen sıklıkla kullanılan testlerin başında WISC-R (Wechsler Çocuklar için Zeka Ölçeği Geliştirilmiş Formu) yer almaktadır. WISC- R çocukların zeka düzeyini ölçmesinin yanında muhakeme, belli bir olay ya da olgulardan genel kavramlar oluşturma anlamına gelen soyutlama, sıralama, planlama gibi değişik zihinsel işlevleri de ölçen bir testtir. Bunların yanında WISC-R çocuğun veya ergenin işitsel ve görsel dikkati, ders başarısı, nasıl daha iyi öğrenebildiği ile ilgili de ipuçları vermektedir. WISC-R dışında çocuklarda dikkat becerilerini değerlendirmek için yapılan testler arasında çocuk ve ergenin tutum ve duygularının incelenmesinde kullanılan ayrıca çocuk ve ergenlerde düzgün yazma, yazım hatalarının değerlendirilmesi gibi unsurların dikkate alındığı Beier Cümle Tamamlama Testi, çocukta görsel algılama, görsel ardışıklık (sıraya koyma), organizasyon, planlama, ve motor beceriler hakkında bilgi sağlayan Bir Saat Çiz Testi, çocuğun farklılaşan durumlara yönelik alışılmış davranışlarını bastırabilme ya da buna uyum sağlayabilme ve odaklanmış dikkati ölçen Stroop Testi, gördüğü nesneleri algılama, onları hatırlama ve motor beceriler yardımıyla onları kağıda aktarılmasının değerlendirildiği görsel dikkatle ilgili ipucu veren Benton Görsel Bellek Testi gibi testler yer almaktadır. Bu testler bir yandan çocuklarda DEHB belirtilerine yönelik bir takım ipuçları veririken, diğer yandan psikoloğun test sırasında çocuğa yönelik klinik gözlemi de çok önemli bir yer tutmaktadır. Bir başka ifadeyle psikolog çocuğa, dikkat becerilerini değerlendirmeye yönelik bu testleri uygularken, çocukta DEHB belirtilerini de gözlemleyip değerlendirmektedir. DEHB’nun değerlendirilmesinde çocuklara uygulanan testler yanında ebeveyn ve öğretmenlere de doldurmaları için verilen ölçekler bulunmaktadır. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanısının konulmasında DEHB belirtilerinin en az iki ortamda görülüyor olması gerekmektedir. Bu ortamlar çocuk ve ergenler için daha çok ev ve okul ortamları olmaktadır. Bu sebeple anne ve babaların görüşlerinin yanında öğretmenlerinin görüşleri de tanıda ve sorun davranışların değerlendirilmesinde önem taşımaktadır. DEHB Tedavisi Bu konuda yapılmış bilimsel araştırmaların sonucunda bugün gelinen noktada DEHB’nin genetik ve biyolojik nedenli bir bozukluk olduğu bilinmektedir. Tedavisiyle ilgili yapılan binlerce araştırma, DEHB’de en etkin tedavi yönteminin ilaç tedavisi ya da ilaç tedavisinin davranışçı tedavilerle birlikte kullanıldığı kombine tedavidir. İlaç ve davranışçı tedavilerin yanında aile, hastanın ve öğretmenlerin eğitimi, çocuğun hastalıkla baş etmesinin öğretilmesi, faydası kanıtlanmış yöntemlerdir. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde Gelişim Seminerleri Devam Edecek Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Yeliz Cengiz ve Klinik Psikolog Damla Alkan Saygılı tarafından verilen seminerde, katılımcıların sorularına da yer verildi. Seminer sonunda, ülkemizin geleceği çocuklar ve gençlerin, sağlıklı bireyler olarak yetişmesinin Yakın Doğu Ailesi için önemi vurgulanarak, çocuk ve ergen gelişim seminerlerinin artarak devam edeceği bildirdi.
İZDÜŞÜM-A Sergisi Başkent Ankara’da

İZDÜŞÜM-A Sergisi Başkent Ankara’da

Yakın Doğu Üniversitesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nin 2015-2016 Akademik yılı için planladığı BEŞ BAŞKENT BEŞ SERGİ projesi kapsamındaki sergilerinin ilki İZDÜŞÜM-A, Ankara, Galeri Çankaya’da açıldı! Yakın Doğu Üniversitesi, Lefkoşa (Near East University, Nicosia) Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre sergide; resim, heykel, seramik, grafik (kısa film, fotografik, illüstrasyon, stencil grafitti, baskıresim) teknikleri ile yapılmış elliyedi adet çalışma yanı sıra stopmotion tekniği ile yapılmış onüç kısa film de yer aldı. İZDÜŞÜM sergiler dizisinden ikincisi İZDÜŞÜM-B’nin, 24 Kasım’da Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de açılacağı belirtildi. YDÜ, GSTF Dekan Vekili Prof.Dr. Uğurcan Akyüz sergi açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Sonuncusunu fakültemizin kuruluşunun onuncu yılında Lefkoşa’da gerçekleştireceğimiz BEŞ BAŞKENT BEŞ SERGİ dizimizin ilkini Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’da açıyor olmaktan onur duyuyoruz. Böyle bir uluslararası projenin gerçekleşmesi ancak YDÜ gibi büyük bir üniversitede mümkün olabilirdi. Şanslıyız ve mutluyuz, daha önce gerçekleştirdiğimiz projeler gibi bu projemiz de YDÜ’nün çatısı altında gerçekleşiyor. Fakültemiz hocaları, öğrencileri ve üniversitemizde çalışmaları olan profesyonellerin de katılımıyla; başkentler arasında bir sanatsal köprü, kültürel bir izdüşüm oluşturacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Kıbrıs’ta çözümün, bölgede barışın ve ada’da suyun gündemde olduğu bir ortamda; sanatla uğraşanların sorunlara duyarsız kalması mümkün değildir. Her katılımcının; kendi dünya görüşü veya kendinin sanatsal izdüşümünü farklı yöntemlerle biçimlendirdiğinden hareketle, bizim de burada sergilemekte olduğumuz çalışmalar, aslında bir bütün olarak değerlendirilir ümidini taşıyoruz. Böylece sergi bir kurum olarak sadece Yakın Doğu Üniversitesini değil, ada’da yaşayan bir grup insanın sanatla biçimlenmiş renklerini temsil ediyor diyebiliriz. Kıbrıs’tan renklendirilmiş bir “ses” getirdik Ankara’ya. Önce burada duyurmak için! İZDÜŞÜM-A Sergimizin gerçekleşme sürecinde başta Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç.Dr. İrfan S. Günsel’e, Sergi Koordinatoru Öğrt.Gör. Raif Dimililer’e, Galeri Çankaya Müdiresi Ferza Yiğit’e; ve elbette Çankaya Belediyesi başta olmak üzere bizleri destekleyen ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz.” Çankaya Belediyesi Başkan Yardımcısı Gülsün Bor Güner; İZDÜŞÜM-A sergisinin açılışında ev sahibi olarak yaptığı konuşmada ise özet olarak şunları söyledi: “Bugün açılışını gerçekleştirmekte olduğumuz Yakın Doğu Üniversitesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi tarafından organize edilen BEŞ BAŞKENT BEŞ SERGİ projesi kapsamındaki İZDÜŞÜM-A sergisi ev sahipliği yaptığımız en önemli etkinliklerden biridir. İZDÜŞÜM-A sergisi kapsamında resim, heykel ve seramikler sergilenecek; çok sayıda kısa film gösterimleri yer alacaktır. İZDÜŞÜM-A sergisi, gerek kapsamı, gerekse organizasyonu açısından örnek oluşturacak bir projedir. Sanatın yerel ve evrensel yanını farklı sanat dallarının diliyle bir araya getiren güçlü etkinliktir. Beş ayrı ülkede beş ayrı başkente gerçekleştirilecek olan bu önemli sergi, ne şanslıyız ki, ilk olarak başkent Ankara’da sanatseverlerle buluşuyor. Bu nedenle Belediye olarak büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu değerli etkinliğin organizasyonunda emeği geçen değerli sanatçı ve sanatsever dostlara , Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yakın Doğu Üniversitesi Rektörlüğüne ve ayrıca Belediyemiz çalışanlarına teşekkür ediyor; yeni sanatsal etkinliklerde buluşmak ümidi ile keyifli, huzurlu ve bol sanatlı günler diliyorum.”
Boşanma Kararınızı Çocuklarınıza Nasıl Söylemelisiniz

Boşanma Kararınızı Çocuklarınıza Nasıl Söylemelisiniz

Ülkemizde son zamanlarda evliliklerin bitmesi sıkça yaşanılan bir olay olduğu için, bir çok çocuk boşanma kelimesini bilmektedir. Kendi anne babası boşanmış olmasa dahi, arkadaşlarından en az birinin anne ve babası boşanmıştır ya da ailede boşanan vardır. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlşkiler Dairesine açıklamalarda bulunan YDÜ Hastanesi Psikoloğu Tuğçe Denizgil boşanma kararı alan anne babaların çocuklarına durumu nasıl açıklaması gerektiğini anlattı. Boşanma Niyetinizi Çocuğunuza Söyleyin… Uzm. Psg. Tuğçe Denizgil : “Boşanma hakkında az çok bir şeyler bilmek ve mütemadiyen anne ve babanın tartışmalarına tanık olmak bile birçok çocuğu anne ve babasının ayrılıyor ya da boşanıyor haberine hazırlamaz. Durum gün yüzüne çıktığı zaman, ki bu çoğu kez ebeveynlerden birinin evden ayrılması ile olur, çocuklar sarsılabilir” dedi. Denizgil : “Bazı ebeveynler ayrılma veya boşanma niyetlerini çocuklara söylemeyi önemsemezler. Çünkü onlara göre, bu tür kararlar yetişkinler tarafından verilir. Hele de çocuklar 5 yaş altı ise zaten anlamayacaklarını düşünürler. Boşanma ve sonrasında yaşanacaklar çocuğun gelişimini olumlu ya da olumsuz etkiler. Kısacası çocuklara mutlaka ayrılık kararınızı açıklamak gerekir. Ayrılma ve boşanmanın tek başına çocuklarınıza zarar vermeyeceğini asla unutmayın. Çocuklarınızın iyiliği, sizin ve eşinizin birey olarak ve birlikte nasıl davranacağınıza bağlıdır ve alacağınız kararlarla doğrudan ilgilidir. Bu bağlamda çocukları bu duruma hazırlanmak büyük önem taşımaktadır. Peki çocuklara bu karar nasıl anlatılmalıdır, nelere dikkat edilmelidir? Öncelikle ebeveynler kararı açıklarken birlikte hareket etmelidir. Tabiri caizse ağız birliği yapmalı (her iki tarafın da söyledikleri birbiriyle tutarlı olmalı), sakin ve kontrollü olmalıdırlar. Böyle bir davranış çocuğun, anne ve babasına duyduğu güvenin devamı için oldukça önem teşkil etmektedir. İçinde bulunulan durumu ve sonraki yaşamın nasıl şekilleneceği açık bir dille anlatılmalıdır. Tabi bu açıklamalar çocukların yaş dönemleri dikkate alınarak yapılmalıdır” şeklinde konuştu. Boşanma Kararınızın Çocuğunuza Kendisinden Kaynaklanmadığını Anlatın… Uzm. Psg. Tuğçe Denizgil: “Onlarla konuşurken eşinizle aranızdaki sorunları ve ayrılma kararınızın onlarla hiçbir ilgisi olmadığını açıkça belirtmelisiniz. Özellikle de eşlerden biri diğerine kırgın ve kızgın ise bu duygular kesinlikle çocuklarla paylaşılmamalı ve çocukları anne ya da babalarına karşı kışkırtıcı suçlayıcı davranışlara asla girilmemelidir. Çocuklar, özellikle küçük olanlar mantıklı ya da mantıksız birçok nedenden dolayı anne ve babalarının ayrılmalarına sebep olduklarını düşünebilirler. Örneğin; çocuk yaramazlık yaptığından ya da okulda başarısız olduğundan dolayı anne ve babasının ayrıldığını düşünebilir. Okul öncesi dönemlerde yaşanan boşanmalarda çocuklar evden giden ebeveynin onu terk ettiğini kanısına varabilir. Bu olumsuz duyguları azaltabilmek için sürekli görüşmelerin yapılması duygusal doyumun alınması bakımından çok önemlidir. Açıklama yapılacak çocuğun yaşı ne kadar küçükse o kadar somut, yalın ve detaysız bilgiye ihtiyaç vardır. Bir ergen anne babasının ayrılığını hayatında ciddi değişiklik olarak, çocuk ise terk edilme olarak algılar. Anne baba olarak sorumluluklarınızın değişmediğini, onları sevmeye ve korumaya devam edeceğinizi hissettirmek ve görüşme konusunda gerekirse hep birlikte kararlar vermek ve çocukların bu süreçteki taleplerini duyarlılıkla karşılamak çok önemlidir” şeklinde anlattı. Çocukların Sorularına Doğru ve Net Yanıtlar Verin, Gerekirse Destek Almaktan Çekinmeyin… Denizgil: “Genellikle 5 yaş ve üzeri çocuklar anne baba ayrılığı ile ilgili daha fazla soru sorarlar. Burada önemli olan sorulara mümkün olduğunca doğru ve net yanıtların verilmesidir. 9-12 yaş arasındaki çocuklar daha sert tepkiler verebilirler. Öfkelerini açıkça ifade edebilirler. Ayrı yaşamanın herkes için en iyi çözüm olacağı, ayrı yaşayan ebeveyniyle sık sık görüşebileceği vurgulanmalı ve aynı şekilde yaşamında bundan sonra neler olacağı, yaşam düzeninin nasıl olacağı anlatılmalı ve bu kararlara gerekirse çocukların da katılabileceği onların da bu yeni yaşam düzeni ile ilgili fikirlerinin ve önerilerinin önemli ve değerli olduğu vurgulanmalıdır. Boşanma kararı almak, çocuklara anlatmak ve boşanmak anne ve babayı zorlayıcı bir durum olabilir. Destek alınması gereken durumlarda mutlaka ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlardan yardım almaktan çekinmeyiniz” şeklinde konuştu.
Yakın Doğu Üniversitesi İzmir - Çeşme’de Temsil Edildi

Yakın Doğu Üniversitesi İzmir – Çeşme’de Temsil Edildi

Türk Dil Kurumu ve Ege Üniversitesi – Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü tarafından düzenlenen III. Uluslararası Türk Dünyası Kültür Kongresine (Dede Korkut ve Türk Dünyası) katılan Türkçe Öğretmenliği ve Türk Dili Edebiyatı Bölümü öğretim üyeleri hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni hem de Yakın Doğu Üniversitesini başarılı bir şekilde temsil etti. Yakın Doğu Üniversitesi, Lefkoşa (Near East University, Nicosia) Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, Türkçe Öğretmenliği Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Yeniasır “Türk Dili Edebiyatı ile Türkçe Öğretmeni Adaylarının Dede Korkut Hikâyeleri Hakkındaki Bilgi ve Görüşleri” başlığı altında üniversite birinci sınıfta öğrenim gören Türk Dili Edebiyatı ile Türkçe Öğretmeni adaylarının Dede Korkut Hikâyeleri hakkındaki bilgi ve görüşlerini ortaya koyduğu belirtildi. Yrd. Doç. Dr Yeniasır, bildirisinde Dede Korkut Hikâyelerinin okullarımızda yeteri kadar öğretilmediğini, bununla birlikte ailelerin ve dolaysıyla toplumun da bu konuda yeterince bilinçli olmadığını söyleyerek; bu sorunun bir an önce çözümlenmesi, Dede Korkut Hikâyelerinin millî değerlerle bütünleştirilerek anlatılması ve böylece edebî metinlerin kültür taşıyıcı işlevinin de yerine getirilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Yrd. Doç Dr. Burak Gökbulut ise “Dede Korkut Hikâyelerinin Kıbrıs Türk Toplumundaki Yansımaları” isimli bildirisinde söz konusu hikâyelerin Kıbrıs Türk toplumundaki yansımalarını tespit etmeye ve bunları değerlendirmeye çalışmıştır. Gökbulut, bildirisinde Dede Korkut Hikâyelerinde yer alan; avcılık, çocuk oyunu, meslekler, rüya motifi, yiyecek-içecek ve mutfak kültürü, çalgı aletleri, misafirpervellik, formel sayılar, araç-gereç, eşyalar vb. unsurların Kıbrıs Türk toplumunun yaşamında da var olduğunu söylemiştir.
KKTC Başbakanlık Personel Dairesi’ne Bağlı Kamu Personeli Sertifikalarını YDÜ’den Aldı

KKTC Başbakanlık Personel Dairesi’ne Bağlı Kamu Personeli Sertifikalarını YDÜ’den Aldı

KKTC Başbakanlık Personel Dairesi Hizmetiçi Eğitim Programı çerçevesinde YDÜ Yakın Doğu Enstitüsü ve Yaşam Boyu Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen ve Başbakan Ömer Kalyoncu tarafından açılışı yapılan sertifika programı sona erdi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Yakın Doğu Enstitüsü ve Başbakanlık Personel Dairesi Müdürlüğü ‘nün eşgüdümünde düzenlenen, kamu personelinin hizmet kalitesini artırmayı hedefleyen “Etkili İletişim ve Başarılı İnsan İlişkileri” kısa dönemli hizmetiçi eğitim ve sertifika programına katılan kamu personeline sertifikaları Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenen törenle verildiği belirtildi. Yakın Doğu Üniversitesi Pazarlama Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Ertugan tarafından yürütülen ve açılışı Başbakan Ömer Kalyoncu, Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Murat Tüzünkan, Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Sedat Kılıç, Başbakanlık Personel Dairesi Müdürü Metin Karaderi ve Yakın Doğu Enstitüsü ve Yaşam Boyu Eğitim Merkezi Müdürü Doç. Dr. Umut Koldaş tarafından gerçekleştirilen hizmetiçi eğitim programında kurum içi ve kurum dışı etkili iletişim yöntemleri ve vatandaşla ilişkiler konuları bilimsel yöntemler ve uygulamalar ışığında işlendi. Hizmetiçi eğitim programını yürüten YDÜ Pazarlama Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Ertugan, eğitim programının çok verimli geçtiğini ve programda etkileşimli bir şekilde işlenen ve tartışılan konuların ışığında artırılan iletişim becerilerinin kamu kurumlarında vatandaşla daha etkili iletişimi sağlamak açısından faydalı olacağına inandığını belirtti. KKTC Başbakanlık Personel Dairesi Hizmetiçi eğitimi Personel Dairesi Müdürlğü ile eşgüdüm içinde düzenleyen Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü ve Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’nin Müdürü Doç. Dr. Umut Koldaş, KKTC Başbakanlık Personel Dairesi Müdürü Metin Karaderi’nin şahsında başta müdürlük personeline ve eğitime katılan tüm personele teşekkür ederek kamu kurumlarında hizmetiçi eğitime yönelik gelişmekte olan farkındalığın artarak devam etmesi temennisinde bulundu. Gelişmiş ülkelerde hizmetiçi eğitimlerin hizmet kalitesinin artırılmasına dair kurumsal farkındalığın ve vizyonun en önemli göstergeleri olduğunun altını çizen Doç. Dr. Umut Koldaş Kıbrıs, Türk toplumunu temsil eden kurum ve kuruluşlarda bu eğitimlerin artmasının toplumsal kapasitenin kurumlar öncülüğünde sistemli bir şekilde geliştirilmesi ve kurumsallaşması açısından da çok büyük önem taşıdığını vurguladı.
Yakın Doğu Melekleri Beşiktaş’ı Ağırlıyor

Yakın Doğu Melekleri Beşiktaş’ı Ağırlıyor

Basketbol otoriteleri tarafından dünyanın en zor kadın basketbol ligi olarak kabul edilen Türkiye Kadınlar Basketbol Süper Ligi’ndeki mücadelesine devam eden Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol takımı Beşiktaş ile karşılaşacak. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, geçtiğimiz hafta ligin son şampiyonu Galatasaray ile karşılaşan Yakın Doğu Melekleri 2 Kasım Pazartesi günü Türkiye’nin en önemli spor camialarından biri olan Beşiktaş’ı Ankara Arena’da ağırlayacak, karşılaşma saat 14:00’da başlayacak. Genel Menajer Erhan Ayaz: “Galatasaray’ı Elimizden Kaçırdık Ama Beşiktaş Karşılaşmasını Kazanacağımıza İnanıyorum” Karşılaşmadan iki gün önce yani Cumartesi günü Ankara’ya gidecek olan takımın son durumuyla ilgili açıklamalarda bulunan Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı Genel Menajeri Erhan Ayaz “Geçtiğimiz hafta özellikle ilk yarıda ve genelde maçın tümünde Galatasaray karşısında çok iyi mücadele ettik. Maçı son periyoda kadar taşıdık fakat yaşadığımız ufak aksaklıklar sonucu belirledi. Rahatlıkla söyleyebilirim ki son şampiyon Galatasaray’ı elimizden kaçırdık. Bu hafta da yine Türkiye’de spor denince akla gelen 3 büyük kulüpten bir diğeri olan Beşiktaş ile karşılaşacağız. Takımda herhangi eksik oyuncu yok, hafta içinde gerçekleştirdiğimiz idmanlar çok verimli geçti, yüzde yüz hazır şekilde Ankara’ya gidiyoruz” dedi. Koç Alper Durur: “Beşiktaş Maçına Hazırız” Karşılaşmayla ilgili görüşlerini dile getiren Koç Alper Durur “Takım olarak iyi çalışıyoruz ve Galatasaray maçından sonra da çok verimli geçen idmanlar gerçekleştirdik. Galatasaray karşılaşmasında zaman zaman çok iyi işler yaptık fakat maçı son periyotta kaybettik. Son şampiyon karşısında özellikle ilk yarıda sergilediğimiz oyun ve verdiğimiz mücadele gelecek maçlar için ümit verici. Beşiktaş ligin iyi kadroya sahip ve en tecrübeli takımlarından biri. Her takımın sezon öncesinde yaşayabileceği uyum sorunundan dolayı iki maç kaybetmiş olmaları kötü takım olarak algılanmasın. Aksine daha önce de söylediğim çok iyi bir takıma karşı mücadele edeceğiz. Güzel bir karşılaşma olacak ve biz bu maça kendimizi hazır hissediyoruz” dedi. Allyssa Thomas: “Lig Çok Zor Bir Lig, Her Maçta Sonuna Kadar Mücadele Etmeliyiz. Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı oyuncularından Allyssa Thomas ise “Bu yıl benim Türkiye ligindeki ilk yılım. Fakat rahatlıkta söyleyebilirim ki Türkiye ligi daha önce oynadığım liglerden çok daha sert ve zor bir lig. Müdafaalar ciddi anlamda çok üst seviyede. Bunun için kazanmak için her maçta sonuna kadar mücadele etmeliyiz. Beşiktaş karşılaşması da çok zor geçecek ama biz kazanacağımıza inanıyoruz” dedi.
tercih robotu