Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı Sırbistan Kampına Başladı

2015-2016 sezonunda Türkiye Kadınlar Süper Ligi’nde mücadele edecek Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı Yakın Doğu Melekleri, sezon hazırlık kampı için Sırbistan’a gitti. Yakın Doğu Üniversitesi, Lefkoşa (Near East University, Nicosia) Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı’nın (29 Ağustos 2015, Cumartesi) Ercan Havalimanı’ndan İstanbul aktarmalı uçuş ile Sırbistan’a gittikleri belirtildi. Sırbistan’a indikten sonra otobüs ile kamp yapacakları Zlatibor kentine giden kafile, otellerine yerleşti. İlk günü ter atma idmanıyla geçiren takımın, günde çift idman ile yeni sezona hazırlanacağı, kampın sonunda Sırbistan’ın Zlatibor kentinden ayrılarak başkent Belgrad’ta bir hazırlık maçı yapacağı bildirildi. Alper Durur: “Daha Da Güçlenerek Döneceğiz”… Romanya’da gerçekleştirilen Avrupa Gençler Şampiyonası’nda Türkiye Genç Milli Takımı Baş Antrenörlük görevinden dönerek takım ile idmanlara başlayan Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı Baş Antrenörü Alper Durur, kampın kendileri için çok yararlı geçeceğini belirtti. “Takımımız Süper Lig’e ve Türkiye kupası müsabakalarına büyük bir ciddiyet ve özveri ile hazırlanıyor. Yeni transferlerimiz ve mevcut oyuncularımızın uyumu için yaptığımız antrenmanların yanı sıra, kondüsyon güçlendirmeye yönelik antrenmanlar da yapacağız. Buradaki kampımız boyunca hem takımın hem de her bir oyuncumuzun daha da güçleneceğini ve gelişeceğini söyleyebilirim. Takım oyunu algısını oluşturarak; hem oyun stratejileri geliştireceğiz hem de bir vücudun organları gibi olmayı öğreneceğiz. Bireysel olarak ise her bir oyuncumuzun testleri sonucu hazırlanan kişisel programlar ile kendilerini geliştirmelerini ve güçlendirmelerini sağlayacağız. Bu sezon biz, Türkiye Kadınlar Süper Ligi’nde iddialı takımlardan biri olmak için yola çıktık; bunun için sezon öncesi kamp çok önemli, bizde Sırbistan kampını en iyi şekilde değerlendirip yurda döneceğiz” dedi. Aslı Sevinç: “Sırbistan Kampında Sezona En Şekilde Hazırlanacağız”. Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı Kaptanı Aslı Sevinç, Sırbistan kampının takıma çok yarayacağını belirtti. Başarılı oyuncu “kamp için Sırbistan’ın seçilmesi bize çok iyi gelecek. Takım olarak hem kendimizle yarışacağımız idmanlara çıkacağız hem de bu güzel doğanın keyfini çıkaracağız. Takım arkadaşlarım ve kendi adıma konuşmam gerekirse koçumuz Alper Durur ile birlikte oyunu kurguları geliştirirken, yaptığımız kondisyon antrenmanları ile de oyuncu olarak kendi gücümüzü artıracağız” dedi. “Kamp yaptığımız Zlatibor kentinde yeşilin doğanın tadını çıkaracağız, hem de çok ciddi ve zorlu idman programlarıyla fiziken ve mental açıdan sezona en şekilde hazırlanacağız” diyen başarılı oyuncu, yeni sezonda iddialı olduklarını ve tüm çabalarının bunun için olduğunu belirtti.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nden Başarılı Operasyon

Parçalanmış Kulak Başarılı Bir Operasyon ile Eski Anatomik Yapısına Kavuşturuldu Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada 24 Ağustos 2015 tarihinde Girne – Çatalköy mevkiinde meydana gelen bir araç ve bir motosikletin çarpışmasıyla meydana gelen trafik kazası sonrasında Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin 153 nolu acil telefonuna ciddi bir kulak yaralanma vakası bildirildi. Acilen olay yerine intikal eden Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi ambulansı, yaralıyı alıp hızlı bir şekilde Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ne getirdi. Yaralının Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ne getirilmesinin ardından ilk tetkikleri ve detaylı tıbbi testleri yapıldı. Bu esnada Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi KBB Anabilim Dalı, Beyin cerrahisi ve Genel cerrahi birimleri tarafından muayene edilen yaralının bir kulağında çok parçalı doku kayıplarıyla birlikte gelişen bir travma olduğu saptandı. Hastane doktorları travmanın kulakta daha ciddi bir fiziksel yapı bozumuna, anatomik bozukluğa ve duyma kaybına yol açmasını engellemek üzere ameliyat kararı aldılar. Anatomik Deformasyon Giderildi, Duyma İşlevleri de Çok Sağlıklı Ameliyata alınan hastanın kulağında çok parçalı doku kayıplarıyla birlikte gelişen travma tedavi edilip; kulağa eski anatomik yapısı yeniden kazandırıldı. Başarılı geçen ameliyat sonrasında kulağın anatomik yapısındaki deformasyonun giderildiği, hastanın duyma işlevleri ile ilgili herhangi bir sorunu ve sıkıntısının da olmadığı belirtildi. Doktor Orgun Deren: Kulağa Anatomik Formu Yeniden Kazandırıldı. KBB Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Tunis Özdoğanoğlu ile birlikte Ameliyatı gerçekleştiren Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Operatör Doktor Orgun Deren, “hastamız hastaneye getirildiğinde bir kulağında ciddi bir yaralanma vardı. Çok parçalı doku kayıplarına bağlı gelişen travma durumunu başarılı bir operasyon ile tedavi ederek; kulağa eski anatomik formunu kazandırdık. Hastamız şuanda iyi durumda, 15 gün içerisinde dikişsiz ve pansumansız durumda olmasını öngörüyoruz” dedi.

Uzm. Dr. Cahit Cenksoy Gebelik Takibi’ni Anlattı

Gebelik tanısı konulduğu andan itibaren doğuma kadar geçen sürede annenin psikolojisinde ve fiziki durumunda belirgin değişimler gözlenir. Bu değişimleri bebeğin gelişimi de izler. Tüm bu süreci takip etmek ve gerektiği anda müdahale ederek anneyle bebeğin sağlığını korumak kadın hastalıkları ve doğum uzmanının görevidir. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Dairesi Müdürlüğü’ne açıklamalarda bulunan YDÜ Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cahit Cenksoy, değişimlerde annenin ilk fark ettiği adet döneminin gecikmesidir. Anne adayları genellikle bu dönemde doktora başvurur. Bu ilk muayenede kontrol edilmesi gereken gebeliğin uterus (rahim) içinde olup olmadığıdır dedi. Uzm.Dr. Cenksoy şöyle devam etti; Dış gebelik ekarte edildikten sonra ultrason ile gebelik kesesi değerlendirilir. Kesenin şekli ve bulunduğu yer belirlenerek gebeliğin gidişatı hakkında tahminde bulunmak mümkündür. Kenarları düzgün ve uterusun (rahmin) fundusuna (üst kısmına) yerleşmiş bir kese gebeliğin devamı konusunda iyiye işarettir. Gebelik kesesi içerisinde embriyoya ait yapıların ve kalp atışının izlenmesi de gebeliğin düşükle sonuçlanma ihtimalinin az olduğunu gösterir. Kalp atışlarının hızı da abortus (düşük) hak olasılığı hakkında fikir edinmemizi sağlar. Yine gebelik kesesi içerisinde izlenen yolc sac ( beslenme kesesi ) gebeliğin devamı lehinedir. İlk başvuru anında değerlendirilmesi gereken rutin kan ve idrar tahlilleri istenmelidir. Anne adayının kan grubu kesin olarak bilinmiyorsa kan grubu tayini yapılmalıdır. Gebeliğin başında takip aralıkları 3-4 hafta olarak ayarlanabilir. İlerleyen haftalarda kontroller giderek sıklaşacaktır. İlk muayene sonrası yapılması gereken en önemli test birinci trimester tarama testidir (ikili test). İkili test için NT (bebeğin ense kalınlığı) ölçülür ve 2 adet kan parametresi ile kombine edilerek bir risk değerine ulaşılır. Bu test aynı üçlü veya dörtlü testler gibi Down-sendromu tarama testleridir. İkili test 11-14. haftalar arasında yapılır. Bir sonraki muayene 16-18. haftalar arasında yapılan üçlü veya dörtlü testin yapıldığı zamana rastlar. Dörtlü tarama testinde ise anne kanındaki 4 adet parametre ile fetüsün ölçüleri kombine edilir. 20-22. haftalar detaylı ultrasonla bebeğin anomali taraması için en uygun zamandır. Genellikle 22. Hafta tercih edilmelidir. Bu haftalarda fetüsün (bebeğin) tüm organ sistemleri deneyimli bir hekim tarafından detaylı olarak taranır. Bu tarama sırasında ultrason cihazının gelişmiş olması hekime yardımcı olsa da önemli olan hekimin bilgi ve becerisidir. 24-28. haftalar arasında oral glukoz tolerans testi (şeker yüklemesi) yapılmalıdır. Bu test gebelik öncesi diyabet tanısı olmayan gebelere yapılır. Gebelikte glukoza (şekere) direnç artar. Bu mekanizma bebeğe anneden sürekli glukoz geçerek bebeğin aralıksız beslenmesi sağlar. Diyabete yatkın olan veya bu mekanizmanın kontrolsüz çalıştığı annelerde gestasyonel diyabet (gebelik şekeri) ortaya çıkar. İlk olarak 50 gr’lık şeker yükleme testi yapılmalı testin yüksek çıkması halinde 100 gr’lık test yapılmalıdır. Gestasyonel diyabet tanısı konulduğu takdirde yakın kan şekeri düzeyi ölçümleri yapılmalıdır. Gerekli ise insulin başlanmalıdır. Gebelikte kontrolsüz kan şekeri düzeyleri fetüsün (bebeğin) ölümü dahil birçok kötü sonuca neden olabilir. 28. haftada tam kan sayımı, tiroid fonksiyon testleri ve idrar tahlili tekrarlanmalıdır. Anne ile baba arasında rh-rh uyuşmazlığı var ise 28. haftada anti-D Ig (Rhogam®) yapılmalıdır. 28. haftadan sonra rutin bir test olmadığından gebelik takibi aralıklarını, risk faktörlerini göz önünde bulundurarak doktorunuz belirlemelidir. Çoğul gebelikler, kötü obstetrik (önceki gebeliklerle ilgili) öyküsü olanlar,diyabet ve preeklampsi gibi riskli gebelik durumları yakın takip gerektirir. 20. haftadan sonra fetüsün gelişiminin takibi çok önemlidir. Bu takibin yapılabilmesi için son adet tarihinin net olarak bilinmesi veya erken haftalara ait bir ultrason çıktısının olması gereklidir. Ultrasonla değerlendirmeler sırasında fetüsün anne karnındaki duruşu, amnios sıvısının (bebeğin sıvısı) miktarı, plasentanın (bebeğin eşinin) uterus (rahim) içindeki konumu ve bebeğin gebelik haftasına göre gelişimi dikkatle değerlendirilmelidir. Gebelik takipleri sadece ultrasonla yapılmamalıdır. Annenin tetkik sonuçları değerlendirilmeli gerekli ve eksik tetkikler istenmelidir. Gebekikte takviyesi zorunlu tek madde demirdir. Annenin beslenmesi uygun ise diğer takviyeler (kalsiyum, magnezyum, multivitaminler…. gibi) gereksizdir.
tercih robotu